2017 Referandumu Neden Oldu? Bir Devrimin Anlatılmayan Yönleri 2017’de yapılan referandum, Türk siyasi tarihinin en tartışmalı dönüm noktalarından biri olarak kayda geçti. Hemen hemen herkesin fikrini beyan ettiği, ideolojik sınırların netleştiği ve toplumsal olarak büyük bölünmelere yol açan bu referandumun amacı neydi? Gerçekten halkın iradesi mi yansıtıldı, yoksa bir sistem değişikliği için gereken zemin mi hazırlandı? Bu yazıda, 2017 referandumunun neden yapıldığını sorgularken, ardındaki tartışmalı yönleri cesurca ele alacağım. Cumhurbaşkanlığı Sistemi: Gerçekten Bir İhtiyaç Mı? 2017 referandumunun temeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edilmesiydi. Ama bir şey hemen dikkatimi çekiyor: Bu sistemin, halkın talepleri doğrultusunda mı ortaya çıktığını yoksa iktidarın daha…
8 YorumGünlük İzler Yazılar
Halihazırda Nasıl Kullanılır? Gerçek Hayattan Hikâyelerle Anlatılan Bir Yolculuk Hepimiz bir şeyleri inşa etmek, düzenlemek veya bir alanda iyileştirme yapmak istiyoruz. Ancak, başarılı olmak için neye ihtiyacımız var? Yanıt genellikle çok basit: Doğru veriye sahip olmak. Halihazırda, bu veriler, özellikle coğrafi bilgi sistemleri (CBS) gibi alanlarda karşımıza çıkar. Peki, halihazırda nasıl kullanılır? Bu sorunun cevabını biraz derinlemesine inceleyelim, ancak bunu yaparken, yalnızca veri odaklı bir bakış açısının ötesine geçip gerçek yaşam hikayeleriyle destekleyelim. Halihazırda Ne Demek? Birçok kişi için “halihazır” terimi, karmaşık bir kavram gibi görünebilir. Ancak aslında bu, oldukça pratik ve önemli bir araçtır. Halihazır, mevcut durumu yansıtan verilerle…
12 YorumYazmanın Türkçe Sözlükteki Anlamı ve Antropolojik Perspektiften İncelenmesi Yazı: Kültürlerin Köklerine Yolculuk Dünyadaki farklı kültürler, insanlık tarihinin her döneminde yazıyı farklı şekillerde kullanmıştır. Antropologlar, yazının sadece bir iletişim aracı olmanın ötesinde, toplumsal yapıları ve kimlikleri şekillendiren önemli bir araç olduğunu savunurlar. Bu yazıda, yazmanın Türkçe sözlükteki anlamını antropolojik bir bakış açısıyla ele alarak, yazının kültürler arası farklılıklarını ve toplumsal işlevlerini inceleyeceğiz. Yazı Nedir? Türkçe Sözlükteki Tanımı Türkçe sözlükte yazma, genellikle “bir düşünceyi veya duyguyu harflerle kağıda dökme” veya “kendi elleriyle bir şeyler yazma” olarak tanımlanır. Bu tanım, yazının yüzeysel bir anlamını ifade eder; ancak yazının sosyal ve kültürel boyutları göz…
8 YorumHalk Sağlığının Temel Felsefesi Nedir? Bir düşünün: Sağlıklı bir toplum neye benzer? Bu sorunun cevabını ararken, belki de halk sağlığının felsefesi hakkında daha derin bir iç görü edinmemiz gerekiyor. Çünkü halk sağlığının temel felsefesi sadece hastalıkları tedavi etmek değil; bunun ötesinde, tüm toplumun sağlığını koruma, güçlendirme ve geliştirme amacını taşır. Ama bu felsefenin gelecekte nasıl şekilleneceği, toplumların nasıl değişeceğiyle doğrudan ilişkilidir. Gelin, halk sağlığının temel felsefesini ve bu felsefenin geleceğe dair etkilerini hep birlikte keşfedelim. Halk Sağlığının Temel Felsefesi Halk sağlığının temel felsefesi, sadece bireyleri tedavi etmekten çok, toplumları daha sağlıklı hale getirmeyi amaçlayan bir anlayışa dayanır. Bu felsefe, tüm…
10 YorumIr Sıfat-Fiil Eki Midir? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Bir Ekonomistin Girişi Bir ekonomist olarak, her gün karşılaştığımız en temel sorunlardan biri, sınırlı kaynaklar ile sonsuz ihtiyaçlar arasındaki gerilimdir. Bu gerilim, sadece ekonomik kararlarımızı değil, aynı zamanda dilin işleyişini de şekillendirir. Zira, dil de tıpkı ekonomi gibi, belirli kurallar ve sınırlamalar etrafında biçimlenir. Her kelimenin, her ekin, her yapının bir amacı ve işlevi vardır; tıpkı bir ekonomik seçimin gelecekteki etkileri gibi. Bugün, Türkçedeki dilbilgisel bir soruyu ele alacağız: “Ir sıfat-fiil eki midir?” Bu soru, dilbilimde teknik bir tartışma olmasının ötesinde, ekonomik bir bakış açısıyla da…
12 YorumGeniş Zaman “Be” Nasıl Çekimlenir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış İnsan Davranışları ve Dilin Derinliklerine Dalış Dil, sadece iletişim kurmanın bir aracı değildir; aynı zamanda düşüncelerimizi, duygularımızı ve dünyayı algılama biçimimizi şekillendirir. Bir psikolog olarak, insan davranışlarını çözümlemeye çalışırken, dilin bu süreçteki rolünü sıklıkla göz ardı edemem. Özellikle dildeki gramatik yapıların, insanın psikolojik durumunu ve dünyayı nasıl algıladığını derinlemesine anlamamıza yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Örneğin, “geniş zaman” kullanımı, bir kişinin zaman algısı, rutini ve kendilik anlayışı hakkında ipuçları verebilir. Geniş zamanın “be” fiili ile çekimlenmesi, günlük dilde yaygın olarak karşımıza çıkar, ancak bir psikolojik perspektiften bakıldığında, bu dilsel yapıların daha derin anlamlar…
10 YorumGaz Volga Hangi Ülkenin? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Bir ekonomist olarak, kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlılıkla başa çıkmak için yapılan seçimlerin toplumsal sonuçlarını düşündüğümde, çoğu zaman karşılaştığımız olayların, aslında oldukça karmaşık ekonomik dinamikleri yansıttığını fark ederim. Her seçim, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde de geniş etkiler yaratır. Bu bağlamda, “Gaz Volga hangi ülkenin?” sorusu sadece bir jeopolitik mesele olmaktan çıkıp, ekonomi perspektifinden ele alındığında önemli dersler sunar. Gaz Volga, Rusya’nın Volga Nehri bölgesinde bulunan ve gaz üretimi ile öne çıkan bir alandır. Peki, bu bölgenin sahip olduğu gaz kaynaklarının ekonomik boyutları nedir? Bu yazıda, gazın sınırlı bir kaynak…
8 YorumDil Bilimi Kaça Ayrılır? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Edebiyatçılar olarak, kelimelerin büyüsüne inanırız. Her bir kelime, bir anlamın, bir düşüncenin, bir duygunun taşıyıcısıdır. Anlatılar ise, bu kelimelerin bir araya geldiği bir dünyadır; bu dünya bazen bir karakterin içsel yolculuğuna, bazen de bir toplumun tarihi gelişimine ayna tutar. Dil, insanın düşüncelerini, arzularını, korkularını ve umutlarını dışa vurduğu en güçlü aracıdır. Bu yazıda dil bilimini ele alırken, kelimelerin ve anlatıların bu dönüştürücü gücünü keşfetmek istiyorum. Çünkü dilin bilimi, sadece kelimeleri analiz etmekle kalmaz, aynı zamanda onların arkasındaki anlamları, duyguları ve toplumsal yapıları da ortaya koyar. Dil…
12 YorumHakemlik Ne Demek? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir İnceleme Herkese merhaba! Bugün, çok sayıda insanın günlük yaşamında büyük bir yer kaplayan ama pek çok kişinin içinde ne kadar derin bir anlam barındırdığını fark etmediği bir konuyu ele alacağız: Hakemlik. Bu yazıyı okurken, belki de daha önce hiç üzerinde düşünmediğiniz bir soruyla karşılaşacaksınız: Hakemlik gerçekten ne demek? Herkesin bir hakemi farklı şekilde gördüğünü biliyoruz. Bunu düşündükçe, hakemliğin farklı bakış açılarıyla nasıl anlam kazandığını keşfetmek istedim. Erkeklerin genellikle daha objektif ve veri odaklı yaklaşımlarını, kadınların ise duygusal ve toplumsal etkiler üzerinden oluşturdukları bakış açılarını karşılaştırarak, bu mesleğin derinliklerine inmeye çalışacağım. Erkekler: Hakemlik…
14 YorumHarem Hangi Dil? – Cinsiyet, Güç ve Tarihin Gölgesindeki Zihniyet Harem denildiğinde aklımıza genellikle egzotik, gizemli bir dünyanın kapıları aralanır. Peki, bu kelimenin tarihi kökenlerini incelediğimizde ne buluruz? Harem hangi dilde? Ne anlama gelir ve toplumumuzun onu nasıl şekillendirdiği üzerine ne söyleyebiliriz? Gerçekten de, harem kavramı sadece bir fiziksel mekân mı, yoksa güç, iktidar ve cinsiyetin bir yansıması mı? Harem, Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kadar geldiğinde, her zaman belirli bir anlam taşımıştır. Ama bunun düşündüğümüz kadar masumane bir gelenek olup olmadığını sorgulamak, çoğu zaman göz ardı edilen yönleri gün yüzüne çıkarır. Düşünsenize; harem kelimesi, bir yanda gizlilik, diğer yanda ise kadının…
8 Yorum