Bir Siyaset Bilimcinin Kaleminden: Göbek Deliğine Neden Gül Suyu Sürülür? Toplumun en küçük eylemleri bile, aslında derin politik anlamlar taşır. Göbek deliğine gül suyu sürmek gibi masum görünen bir gelenek bile, bedene, iktidara ve kimliğe dair köklü bir semboldür. Çünkü siyaset bilimi yalnızca meclislerde, partilerde veya seçim sandıklarında değil; insan bedeninin en mahrem noktalarında bile hüküm sürer. Bir siyaset bilimci olarak baktığımda, bu ritüelin ardında sadece bir güzellik ya da temizlik alışkanlığı değil; toplumun iktidar ilişkilerini, ideolojik kalıplarını ve vatandaşlık algısını yeniden üreten sembolik bir düzen görüyorum. Beden ve İktidar: Devletin En Küçük Hücresi Michel Foucault’nun dediği gibi, beden her…
10 YorumGünlük İzler Yazılar
Gurur Nedir? Örneklerle İnsan Psikolojisinde Gururun Derin Katmanları Bir psikolog olarak, insan davranışlarının ardındaki görünmez motivasyonları çözümlemek her zaman büyüleyici gelmiştir. Gurur da bu gizemli duygulardan biridir. Bazen başımızı dik tutmamızı sağlar, bazen ise ilişkilerimizi zedeler. Peki, gurur tam olarak nedir? Neden bazı anlarda bizi yüceltirken, bazı durumlarda yalnızlaştırır? Bu yazıda gururu bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojinin merceğinden inceleyerek, kendi içsel deneyimlerinizi sorgulamanızı sağlayacak bir yolculuğa çıkacağız. — Gururun Psikolojik Tanımı Gurur, kişinin kendi değerini, başarılarını ya da kimliğini algılama biçimiyle yakından ilişkilidir. Psikolojide genellikle “benlik saygısının dışa yansıyan formu” olarak tanımlanır. Bilişsel psikoloji açısından bakıldığında, gurur; kişinin kendisi hakkında…
12 YorumDevlet Güvenliği Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Adalet Perspektifinden Bir Bakış Bazen bir kavramı o kadar çok duyarız ki, anlamını sorgulamayı unuturuz. “Devlet güvenliği” de bunlardan biri. Çoğu insan için bu, sınırları korumak, istihbarat toplamak ya da iç tehditleri önlemek anlamına gelir. Ama peki ya bu kavramı toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet penceresinden görmeye çalışsak? İşte tam bu noktada, güvenliğin sadece askerî bir mesele değil, aynı zamanda insani bir mesele olduğunu fark ederiz. Devlet Güvenliği: Sadece Devletin mi, Halkın da Güvenliği mi? Devlet güvenliği denince akla ilk gelen şey genellikle “koruma”dır: dış tehditlerden, iç karışıklıklardan, terörizmden… Ancak gerçek…
10 YorumAgah Beyoğlu Öldü mü? Gelin, Hep Birlikte Bu Sırrı Çözelim! Evet, doğru duydunuz! Bir şekilde internette dönüp duran bir soru: “Agah Beyoğlu öldü mü?” Herkesin dilinde, sosyal medyada fısıldanıyor ve herkes kendi cevabını arıyor. Ama durun bir dakika, bu kadar ciddiye alınacak bir mesele mi? Şimdi gelin, bu soruyu biraz mizahi bir açıdan ele alalım, çünkü hayat çok kısa, biraz eğlenmeye hepimiz hak ediyoruz, değil mi? Erkeklerin Stratejik ve Çözüm Odaklı Bakış Açısı Erkekler bu soruyu sormaya başladığında, genelde hemen bir çözüm peşinde koşar. Çoğunlukla pratik insanlar oldukları için, bu soruya bakış açıları da oldukça mantıklı ve stratejik olur. Agah…
10 YorumKaradeniz Bölgesinin Kıyıları Neden Fazla Girintili Çıkıntılı Değildir? Siyaset, Güç İlişkileri ve Toplumsal Yapı Üzerinden Bir Analiz Günümüzde iktidarın ve güç ilişkilerinin toplumlar üzerindeki etkisini anlamak, yalnızca politik yapıları incelemekle sınırlı kalmamalıdır; aynı zamanda coğrafyanın, doğal özelliklerin ve kültürel yapılanmaların bu dinamikler üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmalıyız. Karadeniz Bölgesi’nin kıyılarının fazla girintili çıkıntılı olmaması, yalnızca doğal bir coğrafi özellik değil, aynı zamanda bu bölgedeki toplumların tarihsel, iktisadi ve toplumsal ilişkilerinin de bir yansımasıdır. Bu yazıda, Karadeniz kıyılarındaki bu coğrafi özelliklerin, toplumların güç, iktidar ve katılım yapıları ile nasıl bağlantılı olduğunu inceleyeceğiz. Coğrafya ve Toplum: Karadeniz’in Kıyılarındaki Siyasi İlişkiler Coğrafya,…
Hangi Gömlek Terletmez? Güç, İktidar ve Toplumsal Rolün Politik Dokusu Bir siyaset bilimci olarak sıkça düşünürüm: İktidar, tıpkı bir gömlek gibidir. Herkes onu giymek ister, ama az kişi içinde rahat eder. “Hangi gömlek terletmez?” sorusu da bu açıdan sadece bir tekstil meselesi değil, toplumsal güç ilişkilerinin, ideolojik temsillerin ve bireysel konforun politik bir metaforudur. Çünkü siyaset, her zaman “hangi bedene hangi kumaşın uygun düştüğünü” belirlemeye çalışan bir alan olmuştur. İktidarın Gömleği: Gücü Taşımak, Sıcaklığı Gizlemek Güç, doğası gereği terletir. İktidar sahipleri için “ter” sembolik bir bedel gibidir: karar vermenin, yönetmenin, kontrol etmenin ağırlığı. Devletin, kurumların veya liderlerin üzerindeki bu “ısı”,…
8 YorumGöller Ne Demek? Ekonomik Denge ve Kaynak Yönetimi Üzerine Bir Analiz Bir ekonomist olarak her sabah kahvemi içerken aynı soruyu düşünürüm: Kaynaklar sınırlıyken, biz neyi seçiyoruz ve neden? Çünkü ekonomi tam da bu noktada başlar: Seçimler, kıtlık ve sonuçlar. Bu yazıda “göller” kavramına, sadece bir coğrafi terim olarak değil, kaynakların, piyasa dinamiklerinin ve refahın sembolü olarak yaklaşacağız. Göller, aslında ekonominin aynasıdır: Sınırlı bir su kütlesi içinde, çevresine hayat verir, ama aynı zamanda sürdürülemez kullanımın ilk kurbanıdır. Göller Birer Ekonomik Sistemdir Bir gölü düşünün: Kapalı bir ekosistemdir. Su girişi, çıkışı, besin döngüsü ve çevresindeki canlı yaşamı bir denge halindedir. Ekonomi de…
17 YorumHandikap 1 nasıl oluyor? – Mantık, sezgi ve biraz da kahkaha! Bir kahve masasında oturuyorsun, arkadaş ortamı hararetli: biri “Handikap 1 oynadım” diyor, diğeri hemen atlıyor “O neydi ya, normal 1’den farkı ne?” İşte o anda ortamın atmosferi değişiyor — biri istatistik açıyor, diğeri sezgiyle konuşuyor, bir diğeri de sadece gülüyor çünkü hâlâ anlamamış ama belli etmemeye çalışıyor. 😄 İşte bu yazı tam o anlar için! Eğlenerek, biraz da birbirimizi tiye alarak, “Handikap 1 nasıl oluyor?” sorusunun hem matematiğini hem mizahını çözelim. Çünkü handikap sadece bahis değil; mantığın, duygunun ve biraz da ego savaşının sahnesi. Handikap 1 nedir, ne değildir?…
12 YorumGrealısh Kaç Yaşında? Zaman, Kimlik ve Varlık Üzerine Bir Felsefi Düşünce Felsefi Bir Bakışla Zamanın ve Kimliğin Evrensel Sorgulanışı Zaman, insanlık tarihinin en büyük ve en karmaşık meselelerinden biri olarak karşımıza çıkar. Felsefe, zamanın doğasını, insanın varoluşundaki rolünü ve kimliklerimizi şekillendiren unsurları derinlemesine sorgular. Bir bireyin yaşını bilmek, sadece takvimdeki bir sayıya bakmaktan öte, onun yaşamının, deneyimlerinin ve varlık dünyasının izlerini anlamaya çalışmaktır. Peki, bir insanın yaşı sadece biyolojik bir olgu mudur, yoksa daha derin bir ontolojik anlam taşır mı? Grealısh’in yaşı, yalnızca bir sayısal veri olarak kalmamalıdır; aksine bu soru, zamanın, kimliğin ve varlığın ne anlama geldiğini tartışmamıza yol…
16 YorumAtlayarak Nasıl Yazılır? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Yazma Serüveni Yazmak bazen bir akış, bazen de bir sıçrayıştır. Kimi zaman kelimeler birbiri ardına dizilir, kimi zaman da zihin bir konudan diğerine “atlayarak” ilerler. Ben de farklı bakış açılarını seven biri olarak, bugün “atlayarak yazmak” ifadesinin hem dilbilgisel hem de kültürel anlamını keşfetmek istiyorum. Çünkü bu basit gibi görünen soru — “Atlayarak nasıl yazılır?” — aslında yazının ritmini, düşüncenin doğasını ve toplumların anlatım biçimlerini de içinde barındırıyor. Bir kelimenin doğru yazımı, sadece dil bilgisiyle değil; düşünce biçimimizle de ilgilidir. Çünkü nasıl yazdığımız, nasıl düşündüğümüzün aynasıdır. Atlayarak Nasıl Yazılır? Doğru Yazımı ve…
12 Yorum