Kuran İsmini Kim Koydu? Bir Hikâye
Bir akşam, Kayseri’nin soğuk rüzgarı pencereyi hafifçe çarptığında, odada her şey sessizdi. Her zaman yaptığım gibi, o anları düşünmeye başladım. Hani bazen insanın içinde, yıllarca unutmuş gibi yaşadığı duygular bir anda canlanır ya, işte öyle bir an… O akşam, eski bir hatıra tekrar aklıma geldi. Bir soru vardı ki, yıllardır cevabını merak ediyordum: Kuran ismini kim koydu? Ve o soruyla birlikte içimdeki duygular da yeniden yüzeye çıkmaya başladı. İnanın, o an sanki yıllardır içinde kaldığım bir yolculuğa çıkacak gibi hissettim. O eski hatıra yeniden aklıma geldi ve içimde bir şeyler kıpırdamaya başladı.
Bir Çocukluk Hatırası: Babamın Dediği O Söz
Çocukken, babamın evdeki kitapları arasında dolaşırken, her zaman en dikkatimi çeken şey Kuran’dı. O zamanlar, dini kitapların içinde Kuran’a olan özel ilgimi tam olarak anlamamıştım. Babam bir akşam bana, “Kuran ismini kim koydu?” diye sormuştu. O soruyu sorduğunda gözlerinde bir şaşkınlık vardı. Çocukken, bu tarz sorulara pek ilgi göstermezdim ama o an, o soruda bir şey vardı ki, içimde bir kıpırtı oldu. “Kuran ismini kim koydu?” diye düşündüm. Hani böyle bazen, küçük bir şey bile seni derinden etkiler ya, işte o soru da beni öyle etkilemişti.
O gece yatmadan önce, babamın o sorusu kafamda dönüp duruyordu. Kuran ismini kim koymuştu? Babama sordum ama o an sadece gülümsedi ve “O zamanlar, isimler genellikle halk tarafından verilir. Kuran da, ‘okumak’ anlamına gelir. Bu ismin özüdür,” dedi. O gülümsediği andan sonra kafamda daha çok soru oluştu. Kuran ismini kim koydu? Neden “Kuran” denmişti? Ya da belki de bu isim, sıradan bir isim değildi. İçinde derin bir anlam taşıyor muydu? İnanın, o anlarda hissettiğim karmaşa, yıllar sonra hala içimdeydi.
Hayal Kırıklığı: Zihnimdeki Cevapsız Sorular
Yıllar sonra, bir gün üniversitedeki derslerimden birinde, hoca da Kuran’ın ismiyle ilgili benzer bir soru sordu. O an, hoca sınıfın önünde, “Kuran ismini kim koydu?” dediğinde, içimde yeniden bir şeyler kıpırdadı. Ama bu sefer duyduğum cevapları beğenemedim. O kadar çok tarihsel bilgi verildi ki, en sonunda bir yerlere ulaşamadığımı fark ettim. Sadece, “Kuran, okumak anlamına gelir,” gibi yüzeysel bir bilgi verildi. Oysaki, o kadar çok his vardı ki bu ismin arkasında. O an kafamda tekrar aynı soru belirdi: Kuran ismini kim koydu? Ama daha da fazlası vardı. Neden bu ismin anlamı bu kadar derindi?
Hayal kırıklığına uğradım, çünkü ne kadar okursam okuyayım, kimse bana bu sorunun gerçek cevabını veremedi. Hani bazen insan bir şeyin arkasındaki anlamı bulmak için çaba gösterir, ama sonunda tüm çabalar boşuna gibi hisseder ya, işte o anı yaşadım. Cevaplar var, ama gerçek bir açıklama yoktu. O gülümsediği andaki babamın ses tonu aklıma geldi. Kuran isminin derinliğiyle ilgili hala bir şeyler eksikti. Hadi, belki de bazen bazı soruların cevabı, tam da soruların içinde gizlidir.
Umut ve Anlam: Kuran’ın İsmi ve İçindeki Derinlik
Bir gece, Kuran’ı okurken bir cümle beni derinden etkiledi: “Gerçekten o Kuran, okuma ve anlama yoludur.” O an, yıllardır hissettiğim o boşluk bir anda doldu. Kuran ismi, sadece bir etiket değil, derin bir anlam taşıyordu. “Kuran” demek, “okumak, anlamak, düşünmek” demekti. İşte o an, içimde bir huzur buldum. Kuran ismini kim koydu? Belki de bu ismi koyanlar, kelimenin anlamını, içindeki derinliği o kadar iyi biliyorlardı ki, ismin kendisi bir anlam taşır oldu. O zaman, belki de Kuran’ı okumak, sadece bir kitap değil, hayatın her alanını anlamak ve anlamlandırmak demekti.
Belki de Kuran’ın ismini koyan, çok daha derin bir anlamı olan birini işaret ediyordu: O’nun kendisi. Bunu düşündükçe, belki de sorunun cevabını bulmam gerekmiyordu. Çünkü gerçek cevap, yıllardır aradığım o derinlikti. Yani belki de Kuran’ın ismini koyan, insana bir şeyler öğreten, insanı geliştiren bir şeydi. Gerçekten okuduğumda, anlamayı başardığımda, Kuran’ın ismi her zaman bana yeni bir kapı açacaktır.
Sonuç: İsminin Derinliği
Bugün hala Kuran ismini kim koydu sorusunu kafamda tutuyorum, ama bu soru artık başka bir anlam taşır oldu. Her okuduğumda, her düşündüğümde, Kuran’ın içindeki o derinliği, o huzuru, o anlamı buluyorum. O gülümsediği anı hatırlıyorum, babamın verdiği cevabı düşünüyorum ve bir noktada, belki de cevabın içinde kayboluyorum. Belki de sorular, soruları sorarak bir cevaba varır. Gerçekten de bu yolculuk, sadece Kuran’ı değil, hayatın tüm anlamlarını keşfetmeye yönelik bir yolculuk olacak.